Kapat
Teknoloji Haberleri 10 0

Bu Teknolojiler İnsanlığın Sonunu Getirebilir

Teknolojik yenilikler, kendiyle birlikte bizlere her zaman farklı hikayeler sunuyor. Hayatımızdan anlam çıkarmak, yeni şeyler anlatmak ve bu durumu ön plana çıkarmak için kendimizi de büyütüyor ve yeniliyoruz. Global konularda ortaya çıkan gelişmeler, her ne kadar heyecan verici olsa da durdurulamaz bir güç tarafından ilerletildiği düşünülürse gerçekten korku salabilecek bir yapıya sahip. Tıpkı meşhur Amerikan filmleri gibi üstelik. Peki ama nedir bu durumu bu şekilde büyüten? Gelin hemen bir göz atalım.

1. Bilinçli makineler

Robotlar bugüne kadar bizlere üretim alanında yardım eden, bazen de “Bak nasıl düştü ya!” diye gülünen makineler oldu. Genellikle yazılımlar ve sensörler aracılığıyla çalışan robotların hızla geliştiğini bilmeyenimiz yoktur. Peki ya bu robotlarda epey ileri seviyeye ulaşıp onları bilinç sahibi bireyler yapmaya başlarsak?

Bu sorunun fantastik cevapları üzerine belki yüzlerce belki de binlerce kitap, dizi ya da film bulabilirsiniz. Eğer bu eserler size gerçekçi gelmiyorsa bir kez daha düşünün. Çünkü dünyanın en zeki insanlarının öngörülerine göre bilinçli robotlar üretmek insanlığın sonu olabilir. Bizden çok daha zeki olma potansiyeline sahip olan robotlar umarız hayatımıza renk katmaktan öte geçmezler.

 

2. Elektronik telepati

Telepati kelimesi “Bir kimsenin kafasından geçenleri ya da çok uzakta geçen bir olayı, arada hiçbir araç, duygusal hiçbir bağlantı olmaksızın algılama yeteneği” şeklinde tanımlanır. Şimdilik bu yeteneğe sahip olduğunu söyleyen birçok kişi olsa da, bilimsel olarak bu yeteneğin varlığı kanıtlanabilmiş değildir. Görünen o ki telepatiyi tam olarak beceremesek de teknoloji yardımıyla bu yeteneğe kavuşabileceğiz. Fütüristler bu teknolojiye önümüzdeki 20 yıl içerisinde erişeceğimizi tahmin ediyor.

Beyne takılacak bir çip yardımıyla başkalarıyla telepatik iletişim kuracağımız günler çok uzak görünmüyor. “Eee, bunun neresi insanlığı yok eder?” diyecek olursanız, sizlere hacker gerçeğini hatırlatmak durumundayız. İnternete bağlı her sistemin potansiyel olarak hack’lenme ihtimali olduğunu göz önünde bulundurmak gerekiyor. Yaygınlaşmış bir elektronik telepati teknolojisinin canı sıkılan hacker’lar tarafından kötüye kullanılarak dünyayı kaosa sürükleyebileceğini tahmin etmemiz hiç de zor olmuyor.

3. Genetik seçen virüsler

Barış, kardeşlik ve huzur, bizler için çok önemli kavramlar. Peki, bu kavramlar sosyopat ya da psikopat dünya liderlerinin ne kadar umurunda? Açıkçası dünyanın son durumuna göz attığımızda bu kavramların çok umursandığını göremiyoruz. Teknoloji dünyasının genetik bilimine ne derece odaklandığını son yıllarda açıkça görüyoruz. Genellikle insanoğlunun iyiliği için araştırıldığı iddia edilen gen haritaları, maalesef büyük bir riski de beraberinde getiriyor.

Tıpkı atomun parçalanabildiğinin bulunmasının ardından atom bombalarının üretilmeye başlanması gibi gen haritaları üzerinde ustalaşıldıktan sonra “gen silahları” üretilebileceğini kolayca tahmin edebiliyoruz. Psikopat bir liderin kendi ırkını etkilemeyecek bir genetik silah üretmesi halinde yaşanacak senaryoyu düşünmek bile istemiyoruz.

4. Sanal hapishaneler

Zihninizi sanal dünyaya upload edebildiğinizi düşünün. Aklınıza hemen uçmak, sonsuz bir evrende keyif çatmak, gerçek dünyada yapamadıklarınızı yapmak gibi fikirler geliyor değil mi? Bizim de aklımıza bunlar geliyor ama sanal gerçeklik kavramının bir de karanlık yüzü var: “Sanal hapishaneler”.

Gerçek dünyada geçen 1 yılı sanal bir dünyada 1000 yıl gibi yaşayabilirsiniz. Bu doğrultuda bir suçluyu sadece 1 yılda 1000 yıl hapis yaşayacak hale getirebilir, ağırlaştırılmış müebbet kavramını gerçek anlamda kanunlara yansıtabilirsiniz. Suçlular cezasını çeksin, ona bir itirazımız yok ama bu teknolojinin kötüye kullanılma ihtimalini gözardı etmemek gerekiyor. Umarız bir gün sanal bir hapishanede zihinsel hapis deneyimi yaşamak zorunda kalmayız.

İçeriği faydalı bulduysanız, başkalarıyla paylaşmaya ne dersiniz?

{atakan3193}

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir